yağmurlu bir pazar sabahına uyandım , aklımda yine aynı isim...
dilimde aynı şarkı...
''dertler altında kalan can çekişen yüreğime
bir yanıt gibi geldin ağlayan yüreğime
bir ince soluk oldun yüreğim çıktı güne''
dün gece çok güzel bir rüya gördüm.rüyamı burada anlatacak değilim.ama çok güzeldi.
uyandığımda hissettiğim şey kocaman bir özlemdi.telefona sarılıp aramak istedim ama yapamadım.korktum yaşanacak şeylerden, söylene(bile)cek kalp kırıcı sözlerden...ve bir de özlemimin daha da artmasından..
ah bu ben! neden böyleyim acaba..yaratılırken bir eksiklik mi verildi acaba bana?
çok düşünüyorum, çok da yazıyorum kafada..yanlış olduğunu bile bile yapıyorum.bir kere de oluruna bırakamıyorum.ama başkaları hayatıma bu kadar müdahale ederken ben neden kendi hayatıma karışamıyorum ki? üstelik kimseye bir kötülük de yapmadım.aksine hep onlar kırılması diye kendi canımı sıkıp durdum.
kendime söylediğim yalanlara kimseyi de ortak etmedim.
benim tek suçum çok özlemek oldu sanırım.
ama yine de özlüyorum...
12 Ekim 2008 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
+4.jpg)


garip bişey değil mi, özledikçe özlenme ihtimalimizi yok etmemiz ve özlemedikçe özlenmemiz; hani diyorlar ya 'kalp kalbe karşıdır' diye, ben buna inanmıyorum, 'karşı' derken zıtlığı ifade ediyorlarsa ne ala..
YanıtlaSil:)
YanıtlaSilhiç bu açıdan bakmamıştım 'karşı' ya..
benim artık pek inancım kalmadı zaten özleme,sevgiye ve de aşka..en çok da aşka..içimi en çok acıtan da bu zaten..